Uluslararası Af Örgütü, İran'ın adli ve siyasi yetkililerinden daha fazla çocuk suçlunun öldürülmesini engellemek için acil bir moratoryum yayınlamalarını ve suç işleyen hiçbir çocuğun ölüm cezasına çarptırılmayacağı şekilde kanunları değiştirmelerini talep etmektedir. Yeni bir raporda örgüt, 1990'dan beri herhangi başka bir ülkeden daha fazla çocuk suçlunun öldürüldüğü İran'da en az 71 çocuk suçlunun ölüm cezalarının infazını beklediğini belirtmiştir.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Malcolm Smart, "İran, cezaya çarptırıldığında 18 yaş altında olan insanların-çocuk suçluların ölüme gönderildikleri gerçekte son ülke." dedi. "İranlı yetkililerin bu utanç verici uygulamayı bir defada hepsi için bitirmesi ve çocukken suç işleyenlerin ölüm cezası almalarının çok önceden beri uygunsuz kabul edildiği uluslararası toplumun kalanıyla uyumlu hale gelebilmeleri adına kaybedecek zamanları yok."
"İran: Çocukların ölüm cezasını infaz eden son ülke" başlıklı raporda Uluslararası Af Örgütü ölüm cezasına çarptırıldığı bilinen 71 çocuk suçlunun adlarını listelemektedir, ancak İran'daki birçok ölüm cezasının rapor edilmeden gerçekleştiğine inanıldığı için toplam sayının bundan çok daha fazla olabileceği de not edilmektedir. 1990'dan bu yana ölüm cezaları infaz edilen 24 çocuk suçludan 11'i infaz gerçekleştiği esnada halen 18 yaşının altındaydı; diğerleri ise ya 18 yaşını doldurana kadar bekletildi ya da bu yaşa ulaştıktan sonra yargılanıp cezalandırıldı.
Malcolm Smart, "İranlı yetkililer çocukların ölüm cezasına uğradıklarını reddediyor, ama yalnız bu yıl içinde ölüm cezası infaz edilen iki çocuk suçlu rapor edildi." dedi. "19 yaşındaki Mohammad Mousavi, 16 yaşında işlediği bir suçtan dolayı Nisan'da öldürüldü ve İran'ın Baluchi azınlığından gelen başka altı kişiyle birlikte ölüm cezasına çarptırıldığında daha 17 yaşında olan Sa'id Qanbar Zahi 27 Mayıs 2007'de Zahedan Hapishanesi'nde asıldı."
Atefeh Rajabi Sahaaleh'in "namusa karşı işlenen suçlar" kapsamında suçlu bulunarak Ağustos 2004'te 16 yaşındayken asılması, rapor tarafından dikkat çekilen yedi örnekten yalnız biri. Cezasının infazından bir gün sonra adli bir memur bir gazeteye Rajabi'nin 22 yaşında olduğunu söyledi. Rajabi'nin davası İran adli sisteminin çocukları korumaktaki yetersizliğini gözler önüne sermekte ve bazı çocuk suçluların İran'da 18 yaşlarına bile ulaşmadan öldürüldüklerine dair yeni kanıtlar sunmaktadır. Rapor ayrıca 18 yaşından küçükken işledikleri suçlar yüzünden ölüm ceazsına uğrayan 17 başka insanın vakasını da listelemektedir.
İran'da verilen toplam ölüm cezalarıyla kıyaslandığında çocuk suçlulara verilen ölüm cezalarının sayıca daha az olmasına karşın hükümetin uluslararası hukuka verdiği sözler ve yükümlülüklerine saygı duymadıklarının altı çiziliyor – ki uluslararası hukuka göre her koşulda çocuk suçlulara karşı ölüm cezasının kullanılması yasaktır. İran'ın dışında, 2003'ten bu yana çocuk suçluların ölüm cezalarına çarptırıldıkları diğer ülkeler sadece Çin, Sudan ve Pakistan'dır; ancak hem Çinli hem de Pakistanlı yetkililer, ölüm cezaları infaz edilenlerin suç işlediklerinde 18 yaş ve yukarısında olduklarında ısrar etmektedirler.
Çocuklara verilen ölüm cezaları tamamen yürürlükten kaldırılmasa da en azından bu cezaların azaltılması gerektiği fikrini bazı hükümet ve adalet yetkililerinin desteklediğine inanılmaktadır; ancak gelişmeler son derece yavaştır. Örneğin, yargı tarafından 2001'de sunulan bir kanun tasarısı reşit olmayanlar için ölüm cezasının kaldırılmasını sağlayabilirdi ya da en azından çocuk suçluların ölüm cezasına çarptırılabilecekleri suç kapsamını daraltabilirdi; ancak kanun tasarısı hala siyasi ve adli yetkililerce değerlendirilmektedir.
Çocuklara verilen ölüm cezaları dehşeti ve İran'daki genel ölüm cezası problemleri arasında, özellikle de çocuk suçlulara verilen ölüm cezalarının kalkmasını savunan ve giderek büyüyen bir hareketin ortaya çıkışı gibi pozitif bir takım işaretler de var. Bu hareket, İran içindeki cesur bir grup insan hakları örgütü ve eylemcilerinin liderliğinde gerçekleşiyor, ve şimdiden dikkat çekici başarılara ulaştı.
Malcolm Smart, "Uluslararası Af Örgütü yaşları, işlenen suçun doğası ya da suçlanan kişinin karakteri ne olursa olsun, fark gözetmeksizin herkes için ölüm cezasına karşıdır." dedi. "Her ölüm cezası insan onuruna yapılan bir hakarettir- Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi'nde belirtilen 'yaşam hakkı'nı yok sayan önceden planlanmış zalimane bir insan hakları ihlalidir."
###
Editöre Not:
Uluslararası Af Örgütü'nün yayınladığı "İran: Çocukların ölüm cezasını infaz eden son ülke" raporuna http://web.amnesty.org/library/Index/ENGMDE130592007 adresinden ulaşabilirsiniz.
İletişim için:
Hakan GENÇ
Uluslararası Af Örgütü – Türkiye Şubesi
Medya Koordinatörü
This e-mail address is being protected from spambots, you need JavaScript enabled to view it



